2009-2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2009-2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Harç zamlarına karşı yaptığımız eylemlere saldıran eller bugün Mutaf’a, Tekel’e, İtfaiye’ye saldıran ellerle aynıdır!

| 13 Ocak 2010 Çarşamba


Balıkesir’de iki gün önce 136 gündür direnişte olan Mutaf işçilerine polis saldırmış ve işçileri gözaltına almıştı. Gözaltına alınanlar arasında bir Genç-Sen’li de vardı. Geceyi gözaltında geçiren direnişçiler dün savcılığa sevk edildiler. Dün öğleden sonra mahkemeye çıkan direnişçiler akşamüzeri serbest bırakıldı.

Mutaf işçileri ve Genç-Sen üyesi adliyede ifade verirken adliye önünde Genç-Sen’in eylemi vardı. Sabah saatlerinden itibaren adliye önünde toplanmaya başlayan Genç-Sen’liler saat 10:30’da bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. “Mutaf işçisi yalnız değildir.” pankartının açıldığı basın açıklamasına bazı işçi yakınları da katıldı. Patron ve onunla birlikte savcılık ve polisin saldırgan tavrının teşhir edildiği basın açıklamasında, Tekel, İtfaiye, Esenyurt Belediyesi direnişlerinden de bahsedildi ve saldırıların sınıfsal olduğu vurgulandı. Öğrencilerin eğitim sürecinde yaşadığı sıkıntılardan ve sermayenin eğitime saldırılarına da değinilen metinde “Sendikamıza yönelik kapatma davası açan, harç zamlarına karşı yaptığımız eylemlere saldıran eller bugün Mutaf’a, Tekel’e, İtfaiye’ye saldıran ellerle aynıdır.” ifadeleri de yer aldı. Patronların saldırıları, polis terörü, işçi sınıfını hiçleştirme, bölme çabaları ile onurumuz ve birlikteliğimizin
yok edilemeyeceği vurgulanarak basın açıklaması bitirildi. Açıklama sırasında “Mutaf işçisi yalnız değildir.”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları yükseltildi.

Basın açıklamasından sonra Genç-Sen’lilerin adliye önündeki bekleyişi sürdü. Genç-Sen’liler akşamüzeri serbest bırakılan direnişçileri adliye kapısında “Zafer direnen emekçinin olacak.” Sloganlarıyla karşıladı.

Patronun direnişi engellemek için başvurduğu yöntemler Mutaf direnişini bitiremeyecektir. Yarından itibaren Mutaf anbarı önünde direniş sürecek ve Genç-Sen’liler de aylardır olduğu gibi günün ilk saatlerinden itibaren direnişteki yerlerini alacaklar.

Balıkesir'de Direnen Mutaf Ambarı İşçileri ve Bir Genç-sen'li Gözaltına Alındı!

| 12 Ocak 2010 Salı

135 gündür direnen mutaf ambarı işçileri akşam saatlerinde gözlaltına alındılar. İşçilerle birlikte onları ziyaret eden bir Genç-Sen'li de gözlatına alındı.

Mutaf Grup ambarında çalışan ve Türk-İş’e bağlı Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye 10 işçi insani olmayan koşullarda çalıştırılıyordu.16 kişinin çalıştığı ambarda başlarda 3 kişi sendikalı iken bu sayı kısa bir sürede 10'a çıkmıştı. Maaşlarının da tam ödenmediği bilinen işçiler 135 gündür Balıkesir'de direniyorlar.

Direnen işçiler 135. gününde gözaltına alındı. Balıkesirde 135 gündür direnişte olan mutaf ambarı işçileri gözaltına alındı. Geçen hafta çadırları sökülen ve bir hafta boyunca direniş yerine sokulmayan işçilerin bugün mahkemeleri vardı. Mahkemede işçilerin direnişe işyeri önünde devam etmeleri kararı çıktı. Mahkemeden sonra idireniş yerine giden işçiler savcılığa yapılan itiraz sonucunda gözlaltına alındılar. Akşam saatlerinde gerçekleştirilen gözaltıda işçileri ziyarete giden bir Genç-Sen'li de vardı. Balıkesir'de direnen işçilere karşı gerçekleştirilen bu baskıyla ilgili yarın Balıkesir'de bir basın açıklaması yapılacak.

ÖHA / Balıkesir

http://ogrenciajansi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1065&Itemid=28

İHD'nin Basın Açıklamasına Balıkesir Genç-Sen Desteği

| 17 Aralık 2009 Perşembe


Bugün İnsan Hakları Haftası olması sebebiyle İnsan Hakları Derneği Balıkesir Cezaevinin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Genç-Sen'in de destek verdiği eylemde cezaevlerindeki kötü koşullara ve kötü uygulamalara dikkat çekildi.

İnsan hakları savunucuları, mahpusların haklarını ancak yetkililer aracılığı ile kullanabildiklerini bu durumun da keyfi kısıtlamalara yol açtığını söyledi. Yaşanan sorunların çözümlerine dikkat çeken İHD'liler bir dizi öneriyle açıklamalarına son verdiler. Bu öneriler arasında;

1)Tek kişilik izolasyon yada üç kişilik küçük grup tecridine ilişkin rejimler mahpusların fiziksel- psikolojik-sosyal bütünlüklerini bozmaktadır. Bu nedenle tecride dayalı infaz rejimi, uygulayanların inisiyatifine bırakılamaz derhal kaldırılmalıdır.
2)Cezaevinin fiziki yapısı, maddi koşulları ve uygulanan muameleler bir bütün olarak insan onuruna yakışır nitelikte olmalıdır.
3)Adalet Bakanlığı 45/1 sayılı Genelgesi’nin özellikle F tipi cezaevlerinde hayata geçirilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca, tecridin insan üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılabilmesi için mevzuatta belirtilen programların dışında da mahpusların bir araya gelmeleri sağlanmalı ve faaliyetler konusunda kendilerine farklı seçenekler sunulmalıdır.
4)Uluslararası standartlar ile yasaklanan zincir, demir gibi kısıtlama araçlarının kullanılması önlenmeli, kısıtlama araçları cezalandırma amacıyla kullanılmamalıdır.
5)Başvuru ve şikâyetlerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın ve derhal gerekli mercilere ulaştırılması sağlanmalıdır.
6)Aile ve dış dünya aile temas hakkı engellenmemeli, mahpusun yararı gözetilerek dışarı ile ilişkilerinin güçlendirilmesi(özellikle yayınlar konusunda) sağlanmalıdır.
7)İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması sağlanmalıdır.

maddeleri yer aldı. Tutuklu ve hükümlü yakınları da İHD'lilere şikayetlerini ve isteklerini ilettiler.

Patronun madeni işçinin cehennemi!

|


Balıkesir Genç-Sen, Mustafakemalpaşa’da yaşanan patlamada 19 işçinin hayatının kaybetmesinin sorumlularını teşhir etmek amacıyla bir eylem yaptı. Eylemden önceki günlerde okul ve şehir merkezinde bildiri dağıtımı yapan Genç-Sen’liler 15 Aralık günü saat 13:00′de Eski Vergi Dairesi önünde bir araya geldi.

Önce madencilerin ölümü sürecinde patronları ve devlet kurumlarını teşhir eden bir sokak tiyatrosu oynandı. Çevredeki insanlar tarafından ilgiyle izlenen tiyatronun ardından basın açıklamasına geçildi.

‘Maden işçisinin katili grizu değil kapitalizm! / Genç-Sen’ pankartının açıldığı basın açıklamasında Türkiye’de maden işçisi ölümlerinden ve işçilerin canının ölçüm maliyetinden daha değersiz gören sermaye anlayışından bahsedildi. Tuzla’daki iş cinayetlerine ve slikozis hastalığından ölen kot taşlama işçilerine de değinilen basın açıklamasında bakanlığın tavrı da teşhir edildi. İşçi kıyımına karşı susmayacağını vurgulayan Genç-Sen’liler “Maden katliamının hesabı sorulacak” sloganlarıyla eylemi noktaladı.

Eylemde “Madencinin katili sermaye düzeni”, “Patronun madeni işçinin cehennemi”, “Yaşasın işçi-öğrenci dayanışması”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Kapitalizm öldürür, kurtuluş örgütlü mücadelede” sloganları yükseldi. Eyleme basın büyük ilgi gösterdi.

Direnişlerinin 108. günündeki Mutaf anbarı işçileri ve KESK’lilerin katılarak destek verdiği eyleme yaklaşık 30 kişi katıldı.

Balıkesir Genç-sen 19 İşçinin Öldürüldüğü Mustafakemalpaşa'ya Gidiyor!

| 11 Aralık 2009 Cuma


Genç-sen Balıkesir 10 Aralık akşamı meydana gelen maden ocağı faciasının üreticisi kapitalist sistemi protesto etmek için bir eylem yapacak. 19 işçinin hayatını kaybettiği faciayı iş kazası gibi göstermeye çalışan burjuva medyasının ve kapitalistlerin aymaz beyanatlarına karşı kamuoyuna; kâr hırsı ile 19 maden işçisinin ölümüne sebep olanın Bükköy Madencilik ve Turizm Anonim Şirketi olduğunu haykıracak.
Ardından eyleme katılanlarla beraber Mustafakemalpaşa'ya hareket edecek olan Genç-sen kurtulan işçilere ve kapitalist sisteme kurban giden 19 işçinin ailelerine destek ziyaretinde bulunacak.

"1955’ten bu yana maden ocaklarındaki patlamalarda tam 2 bin 687 işçi öldü, 326 bin 321 işçi yaralandı.
İşçilerin mezarlarını kâr hırsıyla yerin metrelerce altına kendi elleriyle kazdırtanlar utanmadan, arsızca göçük altında kalan işçilere yardım için dört bir yandan olay yerine hemen nasıl geldikleriyle övündüler.Üstüne üstlük Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı “Bunlar maalesef madencilikte olagelen kazalar. Bu madenciliğin tabiatı icabı olabiliyor.”deme cesaretini kendinde bulabildi. Her geçen gün işlenilen cinayetlerde, sömürücülükte ve kan emicilikte daha da ileri giden sermaye düzeni bilmelidir ki biz öğrenciler bu sınıf-kırıma karşı susmayacağız. Safımız işçi sınıfının safıdır." diyen Genç-sen'liler bütün öğrenci arkadaşlarına eylem çağrısı yapıyor!

15 Aralık Salı günü
Saat 13.00'te
Eski Kurtdereli Vergi Dairesi Önünde

Alandayız!
Devecikonağı madenicisi yalnız değildir!



Balıkesir Genç-sen Genel Kurula Gidiyor!

| 8 Aralık 2009 Salı


5 Aralık cumartesi günü Şube Genel Kurulunu gerçekleştiren Balıkesir Genç-sen, 19 Ocak'ta yapılacak olan Genç-sen 3. Olağan Genel Kuruluna gidiş için hazırlıklara başladı.

41 ildeki şubesiyle genel kurula gidecek olan Öğrenci Gençlik Sendikası, kuruluşunun 3. Yılına girerken sendikal mücadele ile sürekli büyüyerek yoluna devam ediyor.

Genel Kurul’a giderken siyasal gündem değerlendirmeleri, öğrenci sorunlarına dair çözümler ve ortaya konulacak somut faaliyetler hakkında tartışarak yeni dönemin alt yapısını oluşturan Genç-Sen’liler Genel Kurul öncesi Şube Genel Kurulları yaparak üniversite temsilcilerini seçiyor.

Şube Genel Kurulu’nda şubesi olan her üniversite 7 temsilci seçerek Üniversite Yönetim Kurulları oluşturacak. Üniversite Yönetim Kurulları önümüzdeki süreçte üniversitelerdeki mevcut sorunlara çözümler üretecek ve çalışmalarını üniversite içerisinde hız vererek “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” sloganını tüm öğrencilere iletecek.

Balıkesir Genç-sen 6 Kasım'da Alanlardaydı!

| 15 Kasım 2009 Pazar

Balıkesir Genç-Sen YÖK’ün kuruluş yıldönümünü Necatibey Eğitim Fakültesi (NEF) önünde saat 13:00’te yaptığı bir eylemle protesto etti.

Eylemde “Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim, Özgür Üniversite İçin YÖK’e Hayır!”pankartı açıldı. Eylem öncesinde çağrı amaçlı bildiri dağıtan Genç-Sen’lilere gerçekleştirilen saldırı ise eylem sırasında protesto edildi. Eylemde “YÖK, Polis, Medya Bu Abluka Dağıtılacak”, “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim!”, “Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız”, “Sermaye Defol Üniversiteler Bizimdir” sloganları sıkça atıldı. Eyleme destek vermek amacıyla gelen direnişçi Mutaf Ambarı işçilerinin gelişi sırasında alanda “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganları yükseldi. Basın açıklamasında YÖK’ün “sermayenin eğitim üzerindeki egemenliğini sağlama” kurumu olduğu vurgulandı, Türkiye’deki emperyalizm ve eğitimin paralılaşması sürecine değinildi. Genç-Sen’liler basın açıklamasını “Biz işçileşen ve yoksullaşan öğrenciler kampüslerin içinden polisi, jandarmayı, panzerleri ve gaz bombalarını, tüm anti-demokratik uygulamaları, sermayeyi ve YÖK’ü def edeceğiz.”diyerek bitirdi. Basın açıklamasının ardından eylem halaylarla son buldu.



Balıkesir Üniversitesi'nde YÖK Eylemi İçin Bildiri Dağıtan Öğrencilere Faşist Saldırı!

| 3 Kasım 2009 Salı


Bugün öğle saatlerinde Balıkesir Üniversite'sinde Genç-sen'li öğrencilere faşist saldırı gerçekleştirildi. Öğleden önce merkezde arkadaşlarıyla 6 Kasım'daki YÖK eylemi için bildiri çalışması yapan iki Genç-sen'li öğrenci öğle saatlerinde okula gitmek üzere otobüse bindi. Otobüste bir grup faşist öğrencinin sözlü sataşmasına ve tehditlerine maruz kalan öğrenciler Fen Edebiyat Fakültesinde saldırıya uğradı. Otobüsten indikleri anda 10-15 kişinin üzerlerine geldiğini gören Genç-sen'li öğrenciler ile faşist grup arasında arbede yaşandı. Bu sırada olayı gören bir başka Genç-sen'li öğrencinin müdahalesi ile iki öğrencinin üzerindeki abluka dağıtıldı. Faşist grup yaşanan arbedeyi durdurmaya çalışan ÖGB'nin yanında Genç-sen'lilere tehdit savurdu.


Olay sonrasında kamera kayıtlarının varlığına dikkat çeken Genç-sen'li öğrenciler şikayetçi olduklarını dile getirdiler.
İfadelerine başvurulan öğrencileri diğer Genç-sen'li arkadaşları yalnız bırakmadı.
Bundan sonra sürecin takipçisi olacaklarını belirten Genç-sen'liler şu açıklamaları yaptı.
"Bu bir faşist saldırıdır. Hacettepe'de masa açmak isteyen öğrencilerin üzerine panzerlerini, gaz bombalarını yığan devletin güçleri nedense bu faşist saldırıya kayıtsız kalmışlardır. Buradan üniversitelerdeki ÖGB, jandarma, polis gibi güçlerin hangi amaçla ünivesitelere sokulduğunu daha iyi anlıyoruz. YÖK sürecinde yaşadığımız bu saldırılar YÖK'e karşı yürüttüğümüz çalışmaların ne kadar haklı olduğunu kamuoyuna bir kere daha göstermiştir. Saldırıyı yapanlardan şikayetçiyiz ve bu süreçte okulun tutumununun sonuna kadar takipçisiyiz. Faşizme karşı omuz omuza mücadeleyi sürdüreceğiz. 6 Kasım 2009 Saat 13.00'te NEF önünde yapacağımız eylemin duyuru çalışmaları sürecektir."


Balıkesir Genç-sen Büyük Öğrenci Mitingine Hazırlanıyor!

| 2 Kasım 2009 Pazartesi


Bütün İllerden Büyük Öğrenci Mitingine!
Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) 7 Kasım’da Ankara’da büyük bir öğrenci mitingi ile YÖK’ü protesto etmeye hazırlanıyor. Bu yıl, diğer yıllardan farklı olarak, Eğitim-Sen, TÖK (Tıp Öğrenci Kolu) ve daha birçok gençlik örgütüyle birlikte düzenlenecek olan mitingde, hep bir ağızdan, YÖK’ün olmadığı, söz, yetki, karar hakkının öğrencilerde ve eğitim emekçilerinde olduğu bir üniversite için haykırılacak.


Balıkesir'de de çalışmalar başladı
7 Kasım Mitingi öncesi 6 Kasımda bir çok ilde eylem düzenlenecek. Eylemin olduğu iller arasında Genç-sen Balıkesir Şubesi de bulunmakta.
6 Kasım 2009 Saat 14.00'te NEF Önünde yapılacak olacak eylemde eşit parasız bilimsel anadilde eğitim için sesler yükseltilecek.
Talepler tiyatral etkinliklerle de desteklenecek.

Balıkesir Genç-sen Büyük Öğrenci Mitingine Hazır!
Eylem sonrasında Ankara'daki Büyük Öğrenci Mitingine otobüslerle gidilecek. 6 Kasım'daki eylemin coşkusu 7 Kasım'daki mitinge taşınacak.
Büyük Öğrenci Mitinginin ardından Grup Kızılırmak ve Grup Kutup Yıldızı şarkıları/türküleriyle sahne alacak ve toplanan binler halaylarla, marşlarla taleplerini bir kez daha herkese duyuracaklar.

Genç-Sen’liler, bu konuya kayıtsız kalmak istemeyen, YÖK düzenine karşı çıkan bütün öğrencileri 6 Kasım'da NEF önüne 7 Kasım’da Ankara’da olmaya davet ediyor!




Yer: NEF Önü
Tarih: 6 Kasım 2009
Saat: 13.00

Mutaf Ambarında 52. Gün

| 19 Ekim 2009 Pazartesi


Mutaf Anbarı işçileri direnişlerinin 52. gününde yaptıkları eylemler patronun yalanlarını teşhir etti. Genç-Sen direnişçi işçileri yalnız bırakmadı.




TÜM-TİS’e üye oldukları için işten atılan Balıkesir Mutaf Anbarı işçilerinin direnişi 52.gününde. İşveren 2 gün önce yerel gazetelere verdiği ilanla sendika düşmanı tutumunu ayyuka çıkarmış, işçilerin alacağı olmadığı gibi bir ço

k yalana başvurmuştu. TÜM-TİS üyesi ambar işçileri bugün yapılan bir eylemle patronun tutumunu teşhir etti.

Saat 13:00’de Mutaf Anbarı önünde yapılan eyleme İzmir ve Bursa’dan gelen pek çok sendikalı işçi ve Balıkesir’de ki pek çok sendika destek verdi. Miting havasında geçen eylemde coşku yüksekti. İşçi ailelerinin de katıldığı eylemde yaklaşık 150 kişi vardı. Zaman zaman polis ile direnişçi işçiler arasında gerginlik yaşandı. Patron

un tutumunun ve yalanlarının gerek sendika başkanlarının konuşmaları gerekse basın açıklamasıyla teşhir edildiği eyleme Bursa ve İzmir TÜM-TİS, Eğitim-Sen, Harb-İş, İHD, Genç-Sen, Ambarlar Birliği gibi pek çok kurum destek verdi. Eylemde “Yaşasın sınıf dayamışması!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!”, “Kahrolsun işçi düşmanları!”, “Ya sendika girecek ya kepenkler inecek!”, Direne direne kazanacağız!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!” sloganları sıklıkla yükseldi. Eylem halaylarla sona erdi. İzmir ve Bursa’dan gelen işçiler alkışlarla ve sloganlarla uğurlandı.



Mutaf Ambarında Direnişin 50. Günü

|


Balıkesir’de TÜM-TİS’e üye oldukları gerekçesiyle işten atılan Mutaf Ambarı işçileri 50. gününde direnişlerini sürdürüyorlar. Genç-Sen’liler 50. günününde de direnişçilerin yanındaydı.


Direniş yerine vardığımızda köşeye sıkışan patronun yerel gazetelere verdiği ilanla karşılaştık. İlanda patron yaklaşık bir yıldır ücretleri ödenmeyen işçilere hiçbir alacakları olmadığını iddia ediyor. Ayrıca sendikaya yönelik “rant peşinde” gibi karalamalarla saldırıyordu. “Can güvenliğim yok” gerekçesiyle polise haber verdiği günden bu yana ambarın karşısında gün boyu polis nöbet bekliyor.

Bu durum işçileri daha da bilemiş gibi görünüyor. Cumartesi günü yapılacak eylemle derhal saldırılara cevap verilecek. Eyleme üniversite öğrencilerini taşımak görevi ise bizim üzerimizde. Eylemden bahsettikten sonra sıcak bir sohbete başladık. İldeki Genç-Sen çalışmalarından bahsettik. İşçilerle öğrencilerin ortak sorunlarını, mücadelemize yönelik saldırgan tutumuları konuştuk. Direnişçilerden sendika çalışmamıza yönelik destekler aldık. Hatta bir direnişçi oğlunu bizlerle tanıştırdı ve ona sendikalı olmasını öğütledi. Kriz dönemi ve işçi eylemlerinden bahsedildi. Mersin liman direnişinde bulunan bir TÜM-TİS yetkilisinin katılımıyla liman süreci üzerine sohbet ettik. İşçiler bize bolca çalışma koşullarından ve patronlarının yaptıklarından bahsettiler. Bizde bundan böyle direnişin hepimizin direnişi olduğunu vurguladık. Yemeklerimizi yedikten sonra direnişçilerle birlikte Direniş İdman Yurdu’ nu kurduk ve sahada hünerlerimizi sergiledik. Süreci nasıl işleteceğimize dair sohbetlerin ardından 51.gün sabahı buluşmak üzere direnişçilerle vedalaştık.


Hoşgeldin, Asla Yalnız Yürümeyeceksin!

| 15 Ekim 2009 Perşembe

Hepimiz lise dönemindeyken üniversiteyi kazandığımıza dair birçok hayal kurmuşuzdur. Hatta genelde tasavvur ettiğimiz manzara, fikirlerin tartışıldığı, kültürel-sanaltsal aktivitelerle kendini geliştirme imkanı bulduğun kendi siyasal düşüncen etrafında faaliyet yürüttüğün sosyal, özgür ortamlardır. Bu düşünceyi bir yerlerde hep saklı tutmuşuzdur.


Hayallerimiz çok güzel olsa da bu güzel olan şey şu an üniversitelerimizde mevcut değil. Okul yönetiminde sözünün olması gerektiğini düşünüp seçimlere girmek istediğinde bir dizi bürokratik engelle karşı karşıya kalıyorsun. Bir kulüp içerisinde faaliyet yürütmek istediğinde veya üye olmak istediğinde, üyelik işlemlerinden tut yapacağın etkinliğin iznine kadar benzer aşamalara tabi oluyorsun. Susacak mısın? Yoksa bizimle özgür üniversiteler için haykıracak mısın?
Bu koşullarla olsak olsak bürokrat oluruz herhalde!

Gerçek bir eğitim modelinde rektörlerin yapması gereken bizlerin önüne engeller çıkarmak değil, bizlere her türlü desteği sağlamaktır. Gel gör ki senin de kısa süre içerisinde fark edeceğin gibi okul yönetiminin fikirlerine birazcık ters düşen bir kulüp etkinliği için izin alamayacak ve böylece kendini asla ifade edemeyeceksin.Yönetimin her değişikliğinde bizim düşüncelerimizin değişme ihtimali yoksa bu koşullarda kendi özgünlüğünle kendini ifade edebilmenin de olanağı yoktur.

Herkesin kendisini anlatabilme isteği haklı ve meşru ise bu konuda gayrımeşru olan tutum üniversite yönetiminindir. O zaman talep etmekten bir saniye çekinmeyelim ve örgütlenme hakkımızı bir denetime tabii olmadan kullanalım. Çünkü insanlar kendi düşünceleri etrafında örgütlendikçe varlar. Biz de var olmak istediğimiz için sendikalıyız. Onun için fikirlerimizi geliştiriyor, örgütleniyor ve herkesi yanımıza çağırıyoruz!

Balıkesir Üniversitesi Öğrencisi! Sen de örgütlü-birleşik mücadelemize katıl. Barınma sorunundan, yemekhane sorununa, ulaşım eziyetinden "öğrenci işleri" zulmüne kadar ve hatta "kimlik parası" adı altında alınan fakat hiçbir yasal dayanağı olmayan cebinden verdiğin haraçlara kadar... Bütün zorlukların karşısında örgütlenelim!

Asla Yalnız Yürümeyeceksin!